|
|

|
Güler Turan ile Emine Çakım, 1999 yılındaki depremin vurduğu İzmit'in Derince ilçesinde yaşayan ve Türkiye'de halen küçük bir kesimin yararlanabildiği ve sadece iki kuruluşun dağıttığı mikro kredileri kullanan iki kadın. Güler Turan, 27 yaşında ve tek odalı evinde el dokuması ipek halılar üretiyor. 1000 YTL tutarındaki ilk mikro kredisini 16 Eylül 2005 tarihinde aldı. Turan, borcunu aylık 153 YTL taksitler halinde sekiz ayda geri ödeyecek. On bir yaşında öğrendiği halıcılığı, birkaç yumak iplikle evinde yapmaya başlamış. Ancak bu becerisi mikro krediyle birleşince, ipek halı dokumacılığı yuvasının temel gelir kaynağı haline gelmiş.
Turan, mikrokrediden nasıl
yararlandığını bize şöyle anlatıyor:
"Kendimize ait bir evimiz vardı ama depremde yerle bir oldu. Depremden kısa süre sonra eşim işsiz kaldı. İki çocuğumuz olduğu için, çok büyük mali sıkıntıya düştük. Bir bankaya başvurdum ama gösterecek
|
herhangi
bir güvencemiz olmadığından, banka bana kredi
vermedi. Zaten faiz oranları da çok yüksekti.
Sonra mikro krediyi duydum. Beni kolayca desteklediler.
İpek halı dokuyabilecek malzemeleri aldım; şimdi
ise ailemin harcamalarının büyük bölümünü karşılayabiliyorum.
Dokuduğum halıyı 2000 YTL'ye satacağım. Bu benim
için çok büyük bir para. Bununla borçlarımı öderim,
hattâ evime eşya alabilirim. Kenara para atıp,
ev almayı düşünüyorum. Artık başladım ve pes etmek
yok diyorum. Kredi aldıkça param da büyüyecek,
işim de. Mikro kredinin bana çok büyük katkısı
var ama kelimelerle anlatamıyorum."
Emine Çakım (50) ise, arkadaşlarıyla ortaklaşa sahip olduğu bir dükkânda mantı ve gözleme yapıyor. 2004'te iki kez mikrokredi almış; 1000 YTL tutarındaki üçüncü mikro kredisini ise 2005'te almış. Borcunu, 111 YTL tutarındaki aylık taksitlerle on iki ayda ödeyecek. Çakım, bize kendi işini kurma öyküsünü anlattı:
"Bir arkadaşımla ne yapalım, nasıl para
kazanalım derken, tahsilimiz yok, ancak elimizden
mantı yani el işi gelir dedik ve bir dükkân
açmaya karar verdik. Başlangıçta başka arkadaşlarla
da ortak olduk ve yaptığımız mantıları tanıdıklara
satarak işi ilerlettik ve daha büyük bir yer
kiraladık. Ama sonra deprem oldu, biz de barakalarda
çalışmaya başladık. Kira, kasap, uncu para
istemeye başladı. Bankalar kredi vermedi.
Tam o sırada mikrokrediyi keşfettim. Aldığım
parayla borçları ödedim ve daha fazla un almaya
başladım. Artık sıkıntılar geride kaldı. İkinci
krediyle dükkânı değiştirdik ve sadece imalat
için ikinci bir dükkân kiraladık. İşe bir
kilo unla başlamıştım ama şimdi çuvallarla
un alabiliyorum. Büyük lokantalara mantı satıyorum.
|

|
Kızımla beraber
ek bir yer de açtık. Gözleme de yapıyoruz. Yanımızda
4-5 arkadaş var. Hep beraber müşterilerimizi ağırlıyoruz."
Türkiye'de mikro kredi dağıtımını deneysel anlamda sadece iki kuruluş gerçekleştiriyor: 1997'den bu yana Marmara Bölgesi'nde 100 kadına mikro kredi veren Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı'nın iktisadi işletmesi Maya Mikrofinans Destek İşletmesi ile Güneydoğu Anadolu'da mikro kredi sağlayan Grameen Bankası. Bu iki kuruluş bugüne kadar yaklaşık 2,000 kadına mikro kredi dağıttı. Kredi alan kadınlardan yüzde 98'i kendi işini kurdu ve yine benzer orandaki kadın da borçlarını geri ödedi.
UNDP'nin yaptırdığı bir araştırmaya göre, Türkiye'de
mikro kredilerden potansiyel olarak yararlanabilecek
insanların sayısı, halen yararlananların sayısından
çok daha fazla. Sadece krediler göz önüne alındığında,
mikrofinans hizmetleri piyasasındaki potansiyel
müşterilerin yaklaşık 1 ile 2 milyon kişi olduğu
tahmin ediliyor. (Bu konudaki değerlendirme raporu
için, http://www.undp.org.tr/pdf/MicrofinanceSectorAssessment_UNDP-Turkey.pdf)
adresini ziyaret edebilirsiniz.
BM, mikro kredinin yoksulluğun azaltılmasına
yaptığı katkılara hak ettiği itibarı göstermek
amacıyla 2005 yılını Uluslararası Mikrokredi Yılı
ilan etti. Bu nedenle 2005 yılı içinde UNDP Türkiye
Temsilciliği, Türkiye'de bir mikrofinans sisteminin
var olmaması ve bu alandaki küresel faaliyetlere
Türkiye'nin de katılımını sağlamak amacıyla, mikrofinans
alanında diyalogu destekleyen ve yoksulluğun azaltılmasında
mikrofinansın bir araç olarak nasıl kullanılacağı
konusunun tartışıldığı bir dizi faaliyete önayak
oldu.
UNDP Türkiye Temsilciliği, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın şu sözlerini bir şiar olarak benimsiyor:
"Mikrofinans yoksulları sorun gibi değil, çözüm olarak kabul eder. Bu sistem, yoksulların fikirlerini, enerji ve vizyonlarını geliştirmenin bir yoludur."
UNDP Türkiye'nin mikrofinans girişimiyle ilgili daha ayrıntılı bilgi için: www.mikrofinansturkiye.org
|