Yazici Versiyonu
Ana Sayfa
 
Onceki Sayfa
Ingilizce Versiyon
 
Arsiv
 
Abonelik
 
Abonelik Iptali
 

 

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, yoksulların, Türkiye'nin geleceğine yatırım yapmasının yolunu açacak imkânların tartışılması için 12-13 Aralık 2005 tarihlerinde İstanbul'da bir Uluslararası Mikrofinans Konferansı düzenledi. Hem Türkiye'den, hem de ülke dışından saygın uzmanların katıldığı "Kalkınmada Yeni Sınırlar" başlıklı konferans, The Marmara Oteli'nde gerçekleşti. Konferansın açılış konuşmalarını, Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye Koordinatörü ve BM Kalkınma Programı Türkiye Temsilcisi Jakob Simonsen ile BM Bölgesel Merkezi Yoksulluk ve Özel Sektör Bölüm Başkanı Jonathan Brooks yaptı.

 

 

İki günlük konferansta, sivil toplum örgütleri, kooperatifler ve bankacılık sektörünün temsilcileri, dünyadaki Mikrofinans endüstrisini ve Türkiye'ye uygun olabilecek olası modelleri ele aldı. 2005 yılını Uluslararası Mikrokredi Yılı ilan eden Birleşmiş Milletler'in bu alandaki küresel faaliyetlerine Türkiye'nin de katılımını sağlamak amacıyla, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Temsilciliği, bu yıl bir dizi faaliyete önayak oldu. İstanbul'daki Mikrofinans toplantısı da, bu girişimlerden sonuncusuydu.


"Kalkınmada Yeni Sınırlar" başlıklı Uluslararası Mikrofinans Konferansı'nda düzenlenen panellerde şu konular ele alındı: "Küresel Mikrofinans sektörü mali piyasaların nasıl önemli bir boyutu haline geldi", "Mikrofinans'ta kilit önem taşıyan model ve deneyimler nelerdir", Türkiye'nin bölgesel ve küresel deneyimlerden alabileceği dersler var mı", Türkiye'de Mikrokredi kuruluşlarının deneyimleri neler", "Türkiye'de ticari bankaların Mikrofinans'a ilgisi ile bu alanda yasal ve düzenleyici bir çerçevenin oluşturulmasının önemi nedir'.


"2015'e kadar yoksulluğu yarı yarıya azaltmayı hedefliyoruz"
Jakob Simonsen yaptığı konuşmada, Mikrofinans sisteminin dünyadaki uygulamaları sayesinde, milyonlarca yoksul insanın finansal sektörlere erişebildiğini belirtti. Simonsen, BM'nin "Binyıl Kalkınma Hedefleri" kapsamında, 2015 yılına kadar dünyadaki yoksulluğu yüzde 50 oranında azaltmayı amaçladığını, Mikrofinansın da bu hedefe ulaşmakta kullanılabilecek en güçlü araçlardan biri olduğunu kaydetti.


Jonathan Brooks ise, Mikrofinansın kapsam ve başarısını oluşturup genişletmek için hükümetler ve denetim organlarıyla birlikte çalışmayı, mikrofinansın altyapısının oluşturulmasına yardımcı olmayı, özel sektör ve ticari bankaların da mikrofinans alanında harekete geçmelerini sağlamayı arzuladıklarını söyledi.


"Verdiğimiz kredilerin yüzde 95'i zamanında geri dönüyor"
Konferansın konuşmacılarından, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı'nın iktisadi işletmesi olarak 2002'de kurulan Maya Mikrofinans Destek İşletmesi Direktörü Belgin Güzaltan, amaçlarının Türkiye'de küçük çaplı bir iş yapan, bu işini geliştirmek isteyen veya yeni bir iş kurmak isteyen dar gelirli kadınlara sermaye desteği sağlamak olduğunu belirtti. Güzaltan, Maya'nın faaliyetleriyle ilgili olarak şunları söyledi:


"Eylül 2005 sonu itibarıyla toplam 2,693 adet kredi verdik. Bunların toplam tutarı 1,5 milyon dolardır. Bugüne kadar Kocaeli, İstanbul, Düzce ve Sakarya'da yaklaşık 1,500 kadına verdiğimiz kredilerin yüzde 95'i hiç gecikme olmaksızın, tam zamanında geri döndü."


Türkiye'de mikrofinans sisteminin kurulması için BM Kalkınma Programı'nın yaptığı çalışmalar
Türkiye'de mikrofinansman ve mikrofinansmanın günümüz ekonomik koşulları üzerindeki etkisi ve yoksulluğun azaltılmasındaki rolü 2005 yılı içinde hayli tartışıldı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Türkiye'de tüm kesimleri kapsayıcı bir Mikrofinans sisteminin kurulabilmesi amacıyla, hükümetle işbirliği yaparak, kamu ve özel sektör temsilcileri, uluslararası kalkınma kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve akademisyenlerin katıldığı bir Ulusal Komite oluşturdu. Ulusal Mikrofinans Komitesi, mikrofinans konusunda ulusal bir strateji geliştirmeye ve bu alanda gerekli olan yasaların parlamentoda kabul edilmesini sağlamaya çalışıyor. Komite ayrıca, özel sektörle de işbirliği yaparak, mikrofinansın gelişimine katkıda bulunmaya çalışıyor. Ayrıca, projeyi desteklemek, mikrofinans sektörünün gelişen ekonomik koşullar üzerindeki etkisi ve yararları hakkında kamuoyunu bilgilendirmek, bilinç oluşturmak ve bu alandaki gelişmeleri düzenli olarak yaymak amacıyla özel bir web sitesi kuruldu (www.mikrofinansturkiye.org).


Mikrofinans, yoksulluğu azaltmanın bir aracı olarak, Türkiye için özellikle önem taşıyan bir konu. Türkiye'de açlık sınırında yaşayanların oranı düşük olmasına rağmen, Dünya Bankası ve Devlet İstatistik Enstitüsü verileri, Türkiye'de gıda ve gıda-dışı yoksulluk oranının %28 gibi ciddi bir oranda olduğunu gösteriyor. 2003'te BM Kalkınma Programı tarafından yaptırılan bir araştırmaya göre, Türkiye'de yaklaşık 2 milyon kişi, kendilerini yoksulluktan kurtarabilecek temel finansal hizmetlere ulaşamıyor.


Üste al
Ana Sayfa
 
Onceki Sayfa
Ingilizce Versiyon
 
Arsiv
 
Abonelik
 
Abonelik Iptali
 
Yazici Versiyonu

UNDP Türkiye ana sayfa