|
Birleşmiş Milletler, her yıl 5 Haziran'da kutlanan Dünya Çevre Günü aracılığıyla, çevre korumacılığı bilincinin yaygınlaşmasının önemini vurguluyor ve bu alandaki toplumsal ve siyasi faaliyetleri artırıyor.
Dünya Çevre Günü'nün bu yılki teması “Çöller ve Çölleşme” idi. BM'nin sloganı ise, dünya topraklarının %40'ından fazlasını kaplayan ve 2 milyardan fazla kişiyi barındıran kurak toprakların hassas durumuna yönelik, “Kurak Toprakları Çölleştirmeyelim" oldu.
Bu sene Dünya Çevre Günü için ana kutlamalar Cezayir'de yapıldı ve dünyanın uçsuz bucaksız kurak alanlarının korunmasının önemine dikkat çekildi. BM Genel Sekreteri Kofi Annan, 5 Haziran'da dünyaya verdiği mesajda, “Gezegende yoksulluk, sürdürülebilir olmayan toprak yönetişimi ve iklim değişikliği kurak toprakları çöle dönüştürüyor. Daha da kötüsü, çölleşme yoksulluğu şiddetlendiriyor” dedi ve şunları ekledi: “Kurak toprakların daha da değer kaybına uğraması sonucunda, kıt kaynaklar üzerinde gittikçe artan rekabet, insan topluluklarını çatışmanın eşiğine getiriyor. Ancak, çölleşme geri döndürülmesi zor, ama önlenebilir bir durumdur. Kurak toprakları korumak ve yenilemek, dünyanın kentsel bölgeleri üzerindeki ağır yükü de bir ölçüde rahatlatacak, daha barışçı ve güvenli bir dünyaya katkıda bulunacaktır.”
ÇEVRE GÜNÜ KUTLAMALARI
Uluslararası çapta, halkların yerel şenliklerle kutladıkları coşkulu bir gün Dünya Çevre Günü... Sokak yarışları, bisiklet gösterileri, çevre koruma temalı konserler, okullarda kompozisyon ve afiş yarışmaları, ağaç dikme, geri dönüşüm ve temizlik kampanyaları gibi renkli etkinliklerle kutlanıyor.
Dünya Çevre Günü, 5 Haziran'da Türkiye'de de kutlandı. Günün etkinlikleri arasında, Çevre ve Orman Bakanlığı ile UNDP'nin ortak düzenlediği, Ankara'nın Sincan kasabasındaki “Sincan Harikalar Diyarı”nda yapılan kutlamalar da yer aldı. Çocukların halk oyunları ve jimnastik gösterileri, palyaço tiyatrosu ve halka açık konserler ile çok eğlenceli bir ortam paylaşıldı. Bakanlık ve UNDP'nin Küresel Çevre Fonu programı kapsamında, ilköğrenim öğrencileri arasında düzenledikleri yarışmada çocuklar, çevre koruma ve iklim değişikliği konusunda resim ve sloganlar yaratarak Dünya Çevre Günü'ne katkıda bulundular. Ankara ilindeki 280 ilköğretim okulu yarışmaya katıldı. Bakanlık ve UNDP temsilcilerinden oluşturulan jüri, en iyi 10 sloganı seçerek öğrencilere ödüllerini verdiler.
UNDP Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma Programı Direktörü Katalin Zaim ile Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Bünyamin Karaca tarafından çocuklara verilen armağanlar arasında dijital kameralar, DVD ve MP3 çalarlar ve elektronik sözlükler bulunuyordu. Ödül kazanan sloganlardan bazıları şunlar oldu:
- 5. sınıf öğrencisi Meltem Akbulut'tan: “Doğal Kaynaklar Tükenmesin, İklimimiz Değişmesin”;
- 7. sınıf öğrencisi Uğurcan Gökkaya'dan: “Sera Gazları Birikmesin, İnsanlığa Felaket Getirmesin”;
- 5. sınıf öğrencisi Burakhan Hakbilen'den: “Hava, Su, Toprak. Bunları Temiz Tutsak; İklimleri Tadında Yaşasak”.
“HEDEF: SIFIR YOK OLUŞ”
5 Haziran Dünya Çevre Günü kutlamaları arifesinde, BirdLife International (Kuş Yaşamı Uluslararası Derneği) Türkiye şubesi Doğa Derneği, UNDP Türkiye ve Çevre ve Orman Bakanlığı, biyo-çeşitliliğin daha fazla azalmasını önlemek amacıyla ortak bir ulusal fon oluşturdu. “Türkiye Doğa Fonu”, Doğa Derneği tarafından belirlenen 305 Ana Biyo-Çeşitlilik Alanında en acil koruma önlemlerinin alınmasına maddi kaynak sağlıyor.
 |
Kampanyanın resmi lansmanı 4 Haziran 2006'da, başlıca medya sponsorlarından olan CNN Türk'te yapıldı. CNN Türk, gün boyunca sürdürdüğü yayınlarla, halka cep telefonu mesajlarıyla bağış yapmaları çağrısında bulundu. Gün sonunda fon için 50,000 YTL toplanmıştı... Bu para, Urfa bozkırlarında yaşayan son 80 yabani ceylanı kurtarmaya yetecek belki ama, Türkiye'de nesli tükenmek üzere olan 198 hayvan ve 2,746 bitki türünün yok olmasını önlemek için daha yaklaşık 2 milyon YTL'ye ihtiyaç var... Kampanyanın lansmanı sırasında, 18 ünlü Türk sanatçısının resimlerinin internette yapılan müzayedesinden elde edilen gelir de fona aktarıldı.
“Doğa Fonu” Hollanda Hükümeti, BirdLife International'ın İngiliz ve Hollandalı ortakları, Royal Society for the Protection of Birds (Kraliyet Kuş Korumacılığı Derneği) ve Vogelbescherming Nederlands tarafından kuruldu.
Öncelikli 10 proje arasında, Türkiye'nin güneyinde tehdit altında bulunan Orkide türlerinin korunması, Anadolu Leoparı'nın yeniden keşfi, Sultansazlığı Sulak Alanı'nın korunması, son kalan Telli Turnaların ve tüm dünyada tehdit altında bulunan Toy Kuşlarının korunması yer alıyor.
Doğa Derneği Başkanı Güven Eken, ‘Türkiye Doğa Fonu' hakkında “Biyo-çeşitliliğin azalmasını önlemeye yönelik ilk ulusal girişimlerden biri olan bu fonu başlatmaktan mutluluk duyuyoruz. Türkiye, biyo-çeşitlilik alanında dünyanın en zengin ülkelerinden biri; dolayısıyla türlerin yok olmasının önüne geçilmesinde küresel bir sorumluluk taşıyor. Bu sorumluluk, Dünya Biyolojik Çeşitlilik Konvansiyonu'nu imzalayan ülkeler ve Avrupa Birliği'nin de paylaştığı bir amaç. Bu ortaklığımızın, biyo-çeşitliliğin korunması alanında tüm özel sektör kuruluşlarının desteğini kazanacağını ümit ediyoruz”, dedi.
UNDP Türkiye Temsilci Yardımcısı Sarah Poole da şu mesajı verdi: “UNDP olarak, sürdürülebilir kalkınmaya ve biyo-çeşitliliğin korunmasına büyük önem veriyor ve bu kampanyaya katılmaktan mutluluk duyuyoruz. UNDP tarım, balıkçılık, ormanlar ve enerji alanlarında sürdürülebilir yönetimi ve koruma altındaki alanların ve biyo-teknolojinin yoksul yanlısı politikalarla yönetilmesini destekliyor; ayrıca ekosistem hizmetleri için uygun ve yeni pazarlar geliştirilmesinin gerekliliğine inanıyor. Bu amaçla tüm kamuoyunu, özellikle de özel sektörü, bize katılmaya davet ediyoruz."
Daha fazla bilgi için:
http://www.dogadernegi.org Esra Başak Kampanya Sorumlusu Doğa Derneği
esra.basak@dogadernegi.org Tel: 555 477 26 66 Faks: 312 448 02 58
UNDP VE ÇEVRE
Dünya Çevre Günü, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 1972'de gerçekleştirdiği ‘İnsanlık ve Çevre' konulu Stockholm Konferansı'nın açılışında ilan edildi. Genel Kurul'un aynı gün aldığı bir kararla Birleşmiş Milletler Çevre Programı UNEP (United Nations Environment Programme) de kuruldu.
UNEP nedir?
Birleşmiş Milletler Çevre Programı UNEP , toplumlara ve bireylere çevreyi sahiplenmeleri ve korumaları için ışık tutan, bilgi veren ve yaşam kalitesini artırmak için, gelecek nesillerin yaşam kalitesinden ödün vermeden, teşvik edici ve yol gösterici ortaklıklar kurmalarını sağlayan bir Birleşmiş Milletler organı.
UNEP kurulduğundan bu yana, toprak kaybını önlemenin önemini vurguluyor. Birleşmiş Milletler “Çölleşmeye Karşı Ulusal Eylem Programı”nın kurulmasında önemli bir rol oynadı. BM Gıda ve Tarım Örgütü, BM Kalkınma Programı ve Küresel Çevre Fonu (GEF) gibi ortaklarla birlikte bu programın uygulanması için çalışmalar yapıyor.
Küresel Çevre Fonu nedir?
1991'de kurulan GEF (Global Environment Facility), küresel çevreyi korumak için kalkınmakta olan ülkelerde fon yaratılmasına yardımcı oluyor. GEF fonları altı öncelik alanında destek sağlıyor:
- Sürdürülebilir Kalkınma için çerçeve ve stratejiler oluşturulması ;
- Suyun etkin kullanımı/yönetimi ;
- Sürdürülebilir enerji hizmetlerine erişim ;
- Çölleşme ve toprağın kullanılmaz hale gelmesiyle mücadele için sürdürülebilir toprak yönetimi ;
- Biyo-çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımı.
- Kimyasal Maddeler Yönetimi.
GEF hakkında daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız: http://www.gefsgp.net/v1/
UNDP'nin Türkiye'deki çevre projeleri
UNDP Türkiye, çevresel sorunları kalkınma politikaları ve programları ile entegre etmek için Çevre ve Orman Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü, Ulaştırma Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı ve bazı belediyeler ile yakın işbirliği içinde çalışıyor.
UNDP Türkiye, aynı zamanda Küresel Çevre Fonu'nun (GEF) uygulayıcısı. Bu fon çerçevesinde, İklim Değişikliği, Biyo-çeşitlilik, Toprak Kaybı, Uluslararası Sular, Kapasite Kurma ve İklim Değişikliğine Uyum Sağlama gibi GEF'in çalıştığı stratejik odak alanlarında orta ve büyük ölçekli projelerin geliştirilmesini destekledi ve desteklemeye devam ediyor. Yakın geçmişte birçok GEF projesi başlatıldı. UNDP Türkiye, “AB'ye Aday Ülkelerde Uygun-Maliyetli Enerji Verimlilik ve Sınıflandırma Standartlarının Geliştirilmesi ve Uygulanmasındaki Engelleri Kaldırmak için Kapasite Oluşturma Programı” ve “Karadeniz Eko-sistemlerini Geri Kazanma Projesi, II. Aşama” gibi, bölgesel GEF projelerinin uygulanmasında ve desteklenmesinde de rol oynuyor.
21-23 Haziran, 2006'da Ankara'da düzenlenen ‘GEF Ülke-içi Diyalog Semineri', ulusal ortaklara GEF'in desteklediği projeler ve fonlama mekanizmaları hakkında daha fazla bilgi edinme olanağını sağladı.
UNDP Türkiye, Avrupa Birliği ve Devlet Planlama Teşkilatı ile işbirliği içinde, “Sürdürülebilir Kalkınmayı Sektörel Politikalarla Bütünleştirme” projesini de başlatma aşamasında. Sürdürülebilir Kalkınma Dünya Zirvesi'nin (WSSD) Uygulama Planı'nda ve AB'nin 6. Çevresel Eylem Planı'nda açıkça belirtildiği üzere, bu projenin genel amacı Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma ilkelerini, gerek makroekonomik, gerek sektörel düzeylerde, ulusal ve yerel/bölgesel kalkınma planlaması ve uygulaması ile bütünleştirmek.
GEF Küçük Destek Programı (SGP), misyonu “hem yerel ve küresel çevre sorunları arasında, hem ulusal ve uluslararası kaynaklar arasında bağlantı kurmak” olan Küresel Çevre Fonu'nun ayrılmaz bir parçası. Küçük Destek Programı, UNDP tarafından dünyanın her yerinde yürütülen bir program ve biyo-çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımı, uluslararası suların korunması, toprak kaybının azaltılması ve iklim değişikliği ile mücadele gibi küresel sorunları çözmeyi amaçlayan çalışmaları için Sivil Toplum Örgütleri'ne hibe sağlıyor. SGP, 50 bin ABD dolarına kadar yardım alan yerel toplulukların, çevre sorunlarını çözmede ve sürdürülebilir geçim kaynakları oluşturmada önemli başarılar sağlayacak adımlar atmasına destek olacağı düşüncesiyle oluşturulmuş bir yardım programı…
Küçük Destek Programı, 1993 yılından bu yana UNDP Türkiye Temsilciliği tarafından merkeziyetçi olmayan bir yaklaşımla yürütülüyor. UNDP, Küçük Destek Programı kapsamında, bugüne kadar Türkiye çapında 100'ün üzerinde projeye toplam değeri yaklaşık 2 milyon ABD dolarını bulan küçük fonlar sağladı.
UNDP Türkiye, çeşitli alanlarda ilgili ortaklarla birlikte aşağıdaki konularda projeler yürütüyor:
|
Acı ama gerçek! Çölleşme hakkında bazı gerçekler ve rakamlar:
-
Kurak alanlar, dünya topraklarının yaklaşık %41'ini kaplıyor ve 2 milyardan fazla insanı, yani dünya nüfusunun üçte birini barındırıyor.
- Kurak toprakların yüzde 10 ila 20'sinin şimdiden toprak kaybına uğramış olduğu hesaplanıyor.
- Sorunun en vahim olduğu bölgeler Afrika Sahra altı ve Güney Asya ülkeleri.
- Çölleşmeden etkilenen toplam arazinin 6-12 milyon km kare olduğu tahmin ediliyor. (Karşılaşma için: Brezilya, Kanada ve Çin'in yüzölçümü 8-10 milyon km kare arasında.)
- Kurak topraklar, insan neslinin en eski kültürleri dahil olmak üzere büyük bir yaşam çeşitliliğini barındırıyor.
- Dünyadaki ekosistemlerin %60'ı büyük oranda, hatta artık yararlanılamayacak ölçüde, bozulmuş durumda. Bu ekosistemlere kurak toprakların yanı sıra ormanlar, balıkçılık alanları, hatta soluduğumuz hava da dahil.
- Çölleşme ve kuraklığın, tarım ürünleri verimliliğinde, dünyada her yıl 42 milyar Dolarlık bir kayıp yarattığı tahmin ediliyor.
- Dünyanın ekili arazilerinin neredeyse üçte biri geçtiğimiz 40 yıl içinde erozyon nedeniyle terk edildi. Her yıl 20 milyon hektarlık tarım alanı ya toprak kaybı nedeniyle ekin alınamaz hale geliyor ya da kentleşmeye terkediliyor.
- Sahra Çölünden kalkan tozun, Kuzey Amerika dahil çok geniş bir alanda solunum sorunlarına yol açtığı ve Karayipler'deki Mercan Kayalıklarını etkilediği saptanmış.
- Erozyonda kayba uğrayan toprağı yerine koymak çok zor ve ağır bir süreç. 2.5 cm'lik bir toprağın yaratılması 500 yıl alabiliyor.
Ancak, bu istatistikler ne kadar rahatsız edici olsa da, bu gerçekleri önleyebilmek mümkün ve bizim elimizde. Dünya Çevre Günü'nün temel mesajı da bu... |
|