|
Maldivler'de adadan adaya dolaşan yargıçlar ve soykırım-sonrası Ruanda'da uygulanan cemaat-içi adalet sistemi, BM'nin dünyanın en yoksul 50 ülkesindeki demokratik yönetişim girişimleri üzerine yayınladığı raporda yer olan onlarca örnekten sadece ikisi...
Yeni BM raporu, ekonomik bakımdan en güçsüz ülkelerin çok büyük zorluklara rağmen demokratik gelişim yolunda ilerlediğini, ancak önlerinde hala kritik sorunlar bulunduğunu gösteriyor.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile BM'nin En Az Gelişmiş Ülkeler, Denize Çıkışı Olmayan Az Gelişmiş Ülkeler ve Gelişmekte Olan Küçük Ada Ülkeleri Yüksek Temsilciliği'nin (OHRLLS) birlikte hazırladığı, 'Gelecek için Yönetişim: En Az Gelişmiş Ülkelerde (Least Developed Countries/LDC) Demokrasi ve Kalkınma' raporu, en yoksul ülkelerin istikrarlı demokrasi yolunda kaydettikleri ilerlemeler konusunda var olan kuşkuları çürütür nitelikte. Rapora ulaşmak için: http://www.undp.org/governance/docs/Policy-Pub-LDCReport.pdf )
Rapor, yolsuzlukla etkin mücadele, adalete erişimdeki zorluklar ve süregelen insan hakları ihlalleri gibi büyük sorunlarla karşı karşıya olmalarına rağmen, en az gelişmiş ülkelerdeki gelir düzeyinin, bu ülkelerin demokratik geleceğini tayin edici bir unsur olmayabileceğini ortaya koyuyor. Hatta, LDC'lerin (En Az Gelişmiş Ülkeler) demokratik ilerlemeler için küresel bir güç oluşturabileceğini gösteriyor.
İnsan kaynağındaki kısıtlılık ve yapısal zayıflıklara rağmen, birçok az gelişmiş ülke, son yirmi yılda, sürdürülebilir demokratik yönetişim yolunda önemli adımlar atmış bulunuyor. Rapor, kadınların gösterdiği ilerlemeye özellikle dikkat çekiyor. Mozambik Parlamentosu'ndaki kadın üyelerin sayısı, 1990'dan bu yana ikiye katlanmış durumda. Ruanda ise, parlamentodaki kadın temsili konusunda %48.8 gibi bir rakamla dünyaya öncülük ediyor. Bu rakam, A.B.D.'nin %14.8 ve İngiltere'nin %17.9 oranından hayli ilerde.
Adalete Erişim
Rapora göre, demokratik yönetişim kurmak, yoksulların politikada gerçekten söz sahibi olmaları, adalet, sağlık ve eğitim gibi temel hizmetlere erişmeleri anlamına geliyor.
BM OHRLLS Müsteşarı Anwarul K. Chowdhury'nin belirttiği gibi:
"LDC'lerin kalkınma sorunlarını yenmekte en etkin ve en yaratıcı çözümleri bulabildikleri övgüye değer örneklerle raporda açıklanıyor. Kuşkusuz, bu raporun bulguları, dünyanın en yoksul ülkelerinin geri kalmışlık engelini aşmadaki kararlılığının göstergesini oluşturuyor."
Raporda verilen demokratik ilerleme örneklerinden biri, Pasifik bölgesi LDC'lerinde, özellikle Vanuatu, Kiribati ve Solomon Adaları'nda uygulanan 'gezici yargıçlar' sistemi. Bu girişim, insani ve kurumsal kısıtlamalara rağmen adalete erişimi önemli ölçüde artırıyor.
Ruanda'da temelini toplumdan alan cemaat-içi adalet sistemi, resmi adalet yapısındaki gecikmelere alternatif bir çözüm oluşturuyor. 'Gacaca Mahkeme Sistemi' suçlanan kişiye halkın görüşlerine başvurarak adalet takdir edilmesine dayanıyor. 1994 soykırımından kurtulanların, tanıkların ve olası suçluların oluşturduğu forumda, gerçeklerin ortaya çıkarılması, kurban ve suçluların belirlenmesi amacıyla o tarihlerde neler olduğunu tartışılıyor.
Eğitim ve Bilgi
Solomon Adaları'nda bilgiye erişimi artırmak ve bilgi birikimi sağlamak için 'Önce İnsanlar' adlı bir web ağı kuruldu. 2001 yılında bir internet kafe ve e-posta istasyonu olarak başlayan proje, artık e-posta mesajlarını yüksek frekanslı radyo dalgalarıyla iletiyor ve uzak yörelerdeki izole toplulukların kendi imkanlarıyla haberleşmelerine olanak sağlıyor.
Bangladeş Kırsal Gelişme Komitesi (BRAC) okul radyosu günde iki saat, haftada altı gün yayın yaparak, sınıf-içi eğitim görme şansı olmayan çocuklara eğitim veriyor. Çoğunluğunu kızların oluşturduğu toplam 1.2 milyon çocuğun kayıtlı olduğu ve genellikle kadın öğretmenlerle yürütülen program bir başarı örneği. BRAC şimdi Etyopya için de uyarlanıyor.
Hala önemli zorluklar var.
UNDP Başkanı Kemal Derviş şöyle diyor: "Bu başarıları ilerletmek için ulusal seviyede daha yapılacak çok şey var. Demokratik yönetişim sadece kendi içinde iyi bir kavram olmakla kalmayıp, insani kalkınmayı sürdürmek için de hayati önem taşıyor. Vatandaşlarına barış, ekonomik büyüme ve insani kalkınma sağlamak için gerekli olan yönetişim kurumlarını oluşturma konusunda en az gelişmiş ülkeleri desteklemek için elimizden gelen hiçbir gayreti esirgememeliyiz."
Raporu hazırlayan yazarlar, demokratik yönetişimin şeffaflık, sorumluluk, güvenilirlik, ihtiyaçlara cevap verme ve katılım gibi temel değerlerini şekillendirecek olan kamu yönetimini oluşturmak için kapasite geliştirme çabalarının artırılmasını tavsiye ediyorlar.
Ancak, ulusal ilerleme soyutlanmış bir ortamda sağlanamıyor. Küresel yönetişim yapıları genellikle en az gelişmiş ülkelerin ihtiyaçlarına yanıt vermiyor. Bu da ekonomik bakımdan en zayıf durumda olan ülkelerin küresel ekonomik ve politik yönetişim sistemlerine yetersiz şekilde bağlanması anlamına geliyor. Rapora göre, kalkınma ortaklarının ve devlet-dışı oyuncuların artan desteğine ihtiyaç var ve ancak bu sayede kayda değer başarı sağlanabilir.
|