|
Bu yıl, 4 Nisan tarihi, “Uluslararası Mayın Duyarlılığı Günü” olarak belirlendi. Kara mayınlarının tehlikeleri konusunda karamsar bir tablo mevcut. 1990’lı yıllarda mayın patlamaları nedeniyle her yıl 26,000 kişi ölüyor ya da yaralanıyordu. Bu rakam son yıllarda inişe geçti. Ancak yine de çatışma günlerinden kalma, toprak altına gizlenmiş olan mayınlar her yıl 15,000 ila 20,000 insanın ölmesine ya da sakat kalmasına yol açıyor. Mayınlar bir askerin postalıyla, masum bir çocuğun futbol topu arasında fark gözetmiyor...
Dünyadaki toplam mayın sayısına
gelince: 70 ülkede yaklaşık
110 milyon mayın olduğu tahmin ediliyor.
Birleşmiş Milletler’in yürüttüğü bir
araştırmaya göre en çok
mayının gömülü olduğu ülkeler şunlar:
Afganistan, Angola, Bosna Hersek, Kamboçya,
Hırvatistan, Eritrea, Irak, Mozambik,
Namibya, Somali, Nikaragua ve Sudan. Adı geçen
bu 12 ülke dünyadaki mayınların
yüzde ellisini topraklarında barındırıyor.
Aynı şekilde, mayın nedeniyle
en büyük can kaybı ve yaralanma
da bu ülkelerde meydana geliyor.
Annan’ın açıklaması
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri
Kofi Annan bu ilk mayın günü nedeniyle
yazılı bir açıklama
yaptı:
‘Kara mayınları savaşın
acımasız aletleridir. Çatışmaların üzerinden
onlarca yıl geçse bile toprağın
altında sinsi şekilde saklanan mayınlar
hala öldürüp, sakat bırakabiliyor.
Bu nedenle 20’nci yüzyılın
savaşları 21’nci yüzyılda ölümlere
yol açıyor; her saat başı yaralanma
ve can kayıpları meydana geliyor. Tek
bir mayın bile – ya da mayın olduğu
korkusu-- koca bir toplumu rehin tutabiliyor. Çiftçilerin
ekim yapmasını engelleyebileceği
gibi evlerinden edilmiş insanların geriye
dönüşünü zorlaştırabilir;
hatta çocukların bile oyun oynamasını engelleyebilir.
Mayınlar insani yardımların yerlerine
ulaşmasını; barış gücü askerlerinin
yerleşmesini engelliyor. Silahlı çatışmalara
sahne olmuş ülkelerde kara mayınları yeniden
yapılanma ve canlandırmanın önündeki
en büyük engellerden birisidir.’
Türkiye’de Durum
Uluslararası Kara Mayınlarını İzleme
grubunun geçen sene yayınladığı rapora
göre (www.icbl.org/lm) Türkiye’nin
sınır bölgelerinde toplam 920,000
mayın bulunuyor. Türkiye hükümeti
2003 yılında mayınları yasaklayan
uluslararası bir anlaşmayı imzaladı;
uygulamaya ise 2004 yılının
Mart ayında başlandı. Anlaşma
uyarınca Türkiye mayın üretimine
ve ithalatına son verdi.
Kimi tahminlere
göre,
kara mayınlarının
büyük bölümü Suriye
sınırında bulunuyor;
tahminen 650,000 mayından
bahsediliyor. Resmi verilere
göre Türkiye mayın
yerleştirmeye ilk olarak
1959 yılında başladı.
Hükümet böylece
sınırdan kaçak
geçişleri engellemeyi
amaçlıyordu. Tahminlere
göre sadece 1989/1992
döneminde doğu ve
güneydoğu illerine
yaklaşık 40,000 mayın
yerleştirildi.
Uluslararası Tablo
2004 yılında mayınlara karşı yürütülen
kampanyalarda kullanılmak üzere
400,000 Amerikan doları bağışta
bulunuldu. Bunun 100,000 doları ABD’den
geldi. Afganistan bu yardımdan en büyük
payı alan ülke oldu; sadece Afganistan’a
90,000 dolar verildi.
Ancak bütün bunlara rağmen mayın üretiminin engellenmesi, depolanmasının ve transferinin durdurulması için yapılan çalışmalar daha verimli sonuçlar doğurabilirdi.
Birleşmiş Milletler kara mayınlarından
ve savaşlardan kalma patlayıcı maddelerden
arındırılmış bir
dünya istiyor. Tek tek insanların
ve toplumların güvenli bir ortamda
yaşamalarını; kalkınmalarına
destek vermeyi; mayın ya da savaştan
kalma patlayıcılardan zarar görenlere
yardım etmeyi ve topluma yeniden kazandırılmalarını hedefliyor.
Fon, program ya da ajans olarak, Birleşmiş Milletler
toplam 14 departmanda kara mayınlarıyla
ilgili yardımda bulunuyor. Birleşmiş Milletler’in
bazı kolları sadece belli gruplara yardım
ulaştırmayı hedefliyor. Örneğin
mülteciler, zaman zaman, yardım
eli uzatılan gruplar arasında yeralıyor.
Birleşmiş Milletler bünyesindeki
kimi departmanlar insani kriz durumlarıyla
ilgilenirken, kimileri de doğrudan kara
mayınları ile ilgili çalışma
yapıyor.
|