Printer Friendly Version
Anasayfa
 
Geri
Turkish Version
 
Archive
 
Subscribe
 
Unsubscribe
 
TÜRKİYE VE KÜRESEL ISINMA

 


Türkiye, kavurucu yaz sıcakları öncesinde, küresel ısınmanın önlenmesine yönelik faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Çevre ve Orman Bakanlığı (ÇOB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Küresel Çevre Fonu (GEF)’nun ortaklaşa yürüttüğü ve BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin uygulanması yolunda Türkiye'nin ne gibi adımlar attığını gösterecek olan Birinci Ulusal Bildirim adlı raporun hazırlanmasını öngören proje çerçevesinde, Şubat ve Mart aylarında farklı kesimler için ardı sıra bilinçlendirme toplantıları yapıldı.


Bu toplantılardan en sonuncusu, 23 Mart 2006’da, Ankara’da yapılan sivil toplum kuruluşlarına (STK) yönelik olanıydı. “İklim Değişikliği ve Sivil Toplum Kuruluşları” adlı forumda konuyla ilgili tüm STK’lar biraraya getirilerek, yapılan çalışmalar hakkında karşılıklı bilgi aktarımında bulunuldu. Forumun amacı, STK faaliyetlerinin de aynı amaca odaklanmasını sağlamak ve STK’lar, ilgili araştırma ve devlet kuruluşları arasında sinerji ve işbirliği yaratmaktı.

 

İklim değişikliğinin nedenleri, etkileri ve olası sonuçları, Türkiye’nin global iklim değişikliğindeki payı ve BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne (UNFCCC) taraf olan bir ülke olarak yerine getirmesi gereken sorumlulukları, iklim olaylarının doğuracağı sonuçlarla mücadele için yürütülen adaptasyon projeleri ve alternatif enerji kaynakları gibi konulara ilişkin konuşmalardan sonra, foruma katılan STK’lar yaptıkları çalışmalardan, duydukları endişelerden ve hükümetten beklentilerinden bahsettiler.

Oturum başkanlığını ÇOB Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün yaptığı foruma, ÇOB Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Fevzi İşbilir, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nüzhet Dalfes, TÜBİTAK ICCAP (Arid Alanlarda İklim Değişikliğinin Tarımsal Üretim Sistemlerine Etkisinin Belirlenmesi) Projesi Çukurova Üniversitesi Proje Koordinatörü Prof. Dr. Rıza Kanber, UNDP Türkiye Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma Programı Koordinatörü Dr. Katalin Zaim, İklim Değişikliği Alanında Yürütülen Ulusal Bildirim Projeleri GEF Proje Koordinatörü Dr. Günay Apak ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Filiz Karaosmanoğlu konuşmacı olarak katıldı.

 

ÇOB Müsteşar Yardımcısı Prof.Dr.Mustafa Öztürk ‘Türkiye, iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye’de, çoğu ilde kükürt dioksit salınımı AB üyesi ülkelere kıyasla çok düşük olmasına rağmen, sera gazlarından kaynaklanan partikül kirliliği yüksek. Türkiye’de çöplerin sadece %50’ye yakını düzenli olarak toplanıyor ancak, bu çöp toplama alanlarından yayılan metan gazı (bir sera gazı türü) geri kazanılmıyor; enerji kaybına yol açıyor. Çöplerin geri kalanı ise zaten kendi haline bırakılan, kontrol dışı çöpler ve buralardan salınan metan gazı atmosfere karışıyor,’ dedi.


Fosil yakıt kaynaklı dünya emisyon dağılımından bahseden ÇOB Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Fevzi İşbilir de, 1995’te gelişmiş ülkelerin %73 ile atmosfere en çok fosil yakıt kaynaklı sera gazı emisyonu katkısı olan ülkeler olduğunu ancak 2035 projeksiyonunda bu sayının gelişmekte olan ülkelerle gelişmiş ülkeler arasında %50-%50 paylaşılacağını söyledi. İşbilir, ‘2001 yılı Dünya Enerji Bazlı Karbondiyoksit Emisyonları’nda Türkiye %0.7 gibi çok küçük bir orana sahip,’ dedi.


Tüm katılımcılar, yerel bilgilerin üretilmesi ve bunların uluslararası bilgilerle kaynaştırılarak, Türkiye’de gerekli önlemlerin alınması konusunda görüş birliğine vardı.

 

İklim değişikliği alanındaki çalışmalar kapsamında, daha önce 6-10 Mart 2006 tarihlerinde de, uluslararası uzman desteğinin alındığı ve başta Türkiye İstatistik Kurumu olmak üzere, ilgili tüm kuruluşların kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik “Sera Gazı Emisyon Envanteri Belirsizlik Analizleri” eğitimi gerçekleştirildi.


Bu etkinliklerin yanısıra, 2-3 Mart 2006 tarihinde “İklim Değişikliğinin Arazi Kullanımı ile İlişkisi ve İklim Değişikliğinin Etkileri, Duyarlılık ve Uyum” konulu çalıştay düzenlendi. Araştırmacılardan, Devlet Meteoroloji İşleri’nden ve Çevre ve Orman Bakanlığı AR-GE Başkanlığı’ndan organizasyon katkısının alındığı, ilgili devlet kuruluşları ve bazı STK’larla birlikte toplam 70 kişinin katıldığı çalıştay, İklim Değişikliğinin etkileri ve adaptasyon alanlarında durum tespitinin yapılması ve proje/çalışma gerektiren konuların belirlenmesine yönelik fikir alışverişi bölümlerinden oluştu.



Ulusal Enerji Verimliligi haftasi dolayisiyla 23-24 Subat 2006'da düzenlenen toplantida, Iklim Degisikligi alaninda yapilan UNDP destekli ulusal çalismalar GEF proje yönetim sunumu ile Dr.Günay Apak tarafindan aktarildi.
Hafta etkinliklerinde açilan UNDP standi ile çalismalar kamuoyuna sunuldu.

 

Türkiye’nin ilk sera gazı emisyon envanterinin oluşutulmasına yönelik çalışmalar çerçevesinde, Avrupa Çevre Ajansının desteği ile gerçekleştirilen 7-9 Şubat Sera Gazı Envanter Eğitimi’nden toplamda 27 yetkili uzman katılımcı yararlandı. Eğitim süresince, emisyon hesaplama çalışmaları ve Türkiye’ye özgü emisyon faktörü seçim teknikleri açılarından önemli ilerlemeler kaydedildi.


2-3 Şubat 2006 tarihlerinde gerçekleştirilen ve disiplinlerarası bir çalışma olan iklim değişikliğinin etkin iletişim ve haberleşme ile sürdürülmesine yönelik bakanlıklararası 26 katılımcının yeraldığı “Etkili İletişim” eğitimi gerçekleştirildi.

 

Tüm bu çalışmalar, Türkiye Hükümeti ve UNDP’nin ortaklaşa yürüttüğü, Küresel Çevre Fonu’nun 405 bin Amerikan doları destek verdiği proje çerçevesinde yapılıyor. (Küresel Çevre Fonu hakkında daha fazla bilgi için: www.thegef.org). Proje kapsamında, iklim değişikliğinin olası etkileri inceleniyor ve sera gazları emisyon envanteri oluşturuluyor. Bu çalışma ayrıca, 2020 yılına kadar öngörülen sera gazı emisyon hesaplarını da içerecek. Proje kapsamında, alternatif enerji senaryoları değerlendirilecek, emisyonların azaltılması için olası önlemler üzerinde çalışılacak. Ağırlıklı olarak yerel uzmanların katkısıyla, Birinci Ulusal Bildirim hazırlanıyor ve aynı zamanda kamuoyunu bilinçlendirme kampanyaları düzenleniyor. Türkiye'deki iklim değişikliğiyle ilgili etkinlikler hakkında daha ayrıntılı bilgi için: www.iklimnet.org

 

İklim Değişikliğiyle ilgili Uluslararası Çabalar

 

Dünya iklimi, tarih boyunca doğal süreçler kapsamında zaman zaman değişikliğe uğradı. Daha önceleri normal karşılanan bu değişim bugün, insan etkinliklerinin iklim üzerindeki olumsuz sonuçlarıyla birlikte, tüm dünyayı tehdit eden bir olgu haline geldi. Günümüzde biliminsanları, insanlar ve ekosistem üzerinde büyük etkiler yaratması beklenen yeni bir tür iklim değişikliğinden bahsediyorlar. Atmosferde karbon dioksit ve diğer sera gazlarının birikimi gün geçtikçe artıyor ve bu birikim fosil yakıt kullanımı, enerji üretimi, ormansızlaşma, sanayileşme ve diğer insan etkinlikleri sebebiyle gerçekleşiyor. Biriken sera gazları dünyayı bir battaniye gibi kuşatarak, enerjinin yeryüzünden ve atmosferden kaçışını engelliyor ve doğal iklim süreçlerini olumsuz etkileyecek bir aşırı ısınmaya sebep oluyor.

 

İnsan etkinliklerinin iklim üzerindeki etkilerine ilişkin ilk kanıtlar 1979’da Birinci Dünya İklim Konferansı’nda ortaya çıktı. Kamuoyunun çevre sorunlarına ilişkin duyarlılığının 1980’li yıllarda artmasıyla beraber, hükümetler de iklimle ilgili konuların bilincine daha fazla vardılar. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu 1988 yılında benimsediği kararda “küresel iklimin, insanlığın bugünkü ve gelecekteki kuşakları adına korunması” çağrısında bulundu. Aynı yıl, Dünya Meteoroloji Örgütü ve BM Çevre Programı (UNEP) yönetici organları, konuya ilişkin bilimsel bilgileri araştırmak ve değerlendirmekle görevli “Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli” (IPCC) adı altında yeni bir organ oluşturdular. IPCC’nin, İkinci Dünya İklim Konferansı’nda yaptığı çağrıyla iklim değişikliği ile ilgili küresel ölçekli bir anlaşmaya gidilmesine karar verildi ve 21 Mart 1994’te BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) yürürlüğe girdi. Amacı atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belli bir seviyede durdurmak olan sözleşme, yürürlüğe girmesinden itibaren 188 devlet ve Avrupa Birliği tarafından onaylandı., Türkiye’nin UNFCCC’ye taraf olması ise ancak 189. ülke olarak ve 24 Mayıs 2004 gibi çok geç bir tarihte oldu.


Back to top
 © UNDP Turkey, 2005 Copyrights & Terms of Use
Anasayfa
 
Geri
English Version
 
Archive
 
Subscribe
 
Unsubscribe
 
Printer Friendly Version