Printer Friendly Version
Home Page
 
Previous Page
English Version
 
Archive
 
Subscribe
 
Unsubscribe
 

BÜYÜME VE KALKINMA FORUMU


Kiev’de gerçekleştirilen ve Ukrayna ile Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinde büyüme, verimlilik ve kalkınma konularının ele alındığı forumda, adil ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin nasıl başarılacağı tartışıldı.

 

Akademisyenlerin, politikacıların ve uluslararası örgüt ve medya temsilcilerinin katıldığı Kiev forumunun açılış konuşmasını yapan UNDP Ukrayna Temsilcisi Frank O’Donnell, hedeflerinin “ekonomik geçiş sürecinin daha iyi anlaşılmasını sağlamanın yanı sıra, Ukrayna ve diğer uluslararası ortakların politikacılarına değerli bilgiler ve ekonomik tavsiyeler iletmek” olduğunu söyledi.

 

UNDP’nin Bratislava’daki Bölgesel Merkezi’nin Direktörü, ekonomist Ben Slay, bölgedeki büyümenin ümit verici şekilde “yoksul-odaklı” olduğunu, ancak özellikle sağlık ve eğitim hizmetlerine ulaşma, cinsiyet ayrımı ve kırsal bölge kalkınması konularında daha çok yol alınması gerektiğini belirtti.

 

“Sadece yoksulluk değil, eşitsizlik de azalıyor” diyen Slay, genel ekonomik büyümeyi toplumun tüm kesimlerinin yararlanacağı bir büyümeye dönüştürme çabalarının sürdüğünü de ekledi.

 

London School of Economics and Political Science ile UNDP’nin ile birlikte hazırladığı Development and Transition (Kalkınma ve Geçiş Süreci) adlı bültenin ‘büyüme, verimlilik ve kalkınma’ya ayırdığı son sayısı da forumda tanıtıldı.


Bültende, 2015’e kadarki bölgesel büyüme beklentileri, Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti’ndeki özelleştirme çalışmaları ve işsizlik artışı, ve Orta Asya’daki büyüme ve işbirliği çabaları inceleniyor. Bültenin Mart sayısı, Ukrayna için ekonomik reform önerilerini ve UNDP’nin yeni Başkanı Kemal Derviş ile şu mülakatı da içeriyor:

 

Development & Transition: “Daha İyi Bir Küreselleşme” başlıklı yayınınızda, II. Dünya Savaşı-sonrası düzeninin yerini alacak, 21. yüzyılın gerçeklerine ve ihtiyaçlarına daha uygun bir uluslararası yönetişim yapısının kurulması gerektiğine dikkat çekiyorsunuz. Bu yeni düzende UNDP ve genel olarak Birleşmiş Milletler’in rolü ne olmalı?

 

Kemal Derviş: Dünya, insanlık tarihinin en büyük felaketini, 20. yüzyılın ortasında, II. Dünya Savaşı ile yaşadı. ‘Birleşmiş Milletler’ ve onunla bağlantılı diğer uluslararası kurumlar, böyle korkunç felaketlerin gelecekte önlenmesi umudu ve amacı ile kuruldular. Bu kurumların belirli bazı özellikleri, 60 yıl öncesinin ihtiyaçlarına göre yapılandırılmıştı. Dolayısıyla, şimdi 21. yüzyılın zorluklarını göğüsleyebilmek için, bu kurumları yeniden yapılandırmak zorundayız. Birleşmiş Milletler, günümüzde uluslararası düzenin temel direğini oluşturuyor, ve BM bünyesinde yapılacak reformlar dünya çapında bir yenilenmenin itici gücü olacak...

 

D&T: Bu vizyonu gerçekleştirme umutları Eylül ayında yapılan Dünya Zirvesi’nden nasıl etkilendi? Zirve sonrasında, uluslararası yönetişim yapısında ne tür yenilikler beklemeliyiz?

 

KD: Genel Sekreter Kofi Annan, Zirve’de geniş kapsamlı politikalar ve kurumsal reformlar önerdi ve bu önerilerin genel amacı oybirliği ile kabul edildi. Ancak, sunulan yeniliklerin bir çoğu üzerinde anlaşmaya varılamadı. Yine de Zirve, özellikle Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ilişkin ileri bir adım atmış oldu. Bundan sonra yapılması gereken, önce Zirve’nin henüz karar veremediği alanlarda reformları kabul ettirmeye, oy birliğine varmaya ve destek sağlamaya çalışmak, sonra da anlaşma sağlanan kararları uygulamak olacak. Binyıl Kalkınma Hedefleri’nin takibi konusundaki gayretlerimizi daha da artırmamız, ve bu hedeflere 2015 yılında ulaşmak için mümkün olduğunca çok ülkeyi kapsayan bir yol haritası çizmemiz gerekiyor. Zirvede hepimizden, bu doğrultuda elbirliğiyle çalışmamız önemle rica edildi.

 

D&T: Bağımsız Devletler Topluluğu, Balkanlar ve Orta Avrupa’daki geçiş ekonomilerinin karşılaştığı kalkınma zorlukları ile UNDP programı kapsamındaki diğer ülkelerde yaşanan zorluklar hangi bakımdan farklılık gösteriyor? Hangi bakımdan benzerlikler taşıyor?

 

KD: Bağımsız Devletler Topluluğu, Balkanlar ve Orta Avrupa’daki geçiş ekonomilerinin karşılaştığı kalkınma zorluklarının ortak özellikleri var. Bu ülkelerin çoğu, politik ve kurumsal sistemlerinde köklü dönüşümlerden geçtiler. Bu dönüşümler çoğu kez, bu toplumların özellikle en zayıf kesimlerinde, çok yıkıcı ve sancılı oldu. Bugün ise, geleceğe yönelik refah konusunda büyük bir iyimserlik ve umut var, ve birçok katılımcı demokratik kurum oluşturuldu. Ancak, ciddi eşitsizlik sorunları – toplumsal hizmetlerde yaşanan problemler- devam ediyor. Ciddi yönetişim sorunları bazı ülkelerde istikrarı tehdit ediyor. Söz konusu bölge, bazı yönlerden UNDP programlarının uygulandığı dünyanın başka ülkelerine benziyor; bazı yönlerden ise farklılıklar gösteriyor. Avrupa ile entegrasyon sürecinin etkisi özellikle Orta Avrupa’da önemli, ve bu etki resmi AB üyesi veya aday ülkelerin ötesine taşarak, Doğu ve Güneydoğu’da “Avrupa komşuluğu”na kadar uzanıyor. UNDP ve diğer kuruluşların Avrupa Birliği ile çok yakın işbirliği içinde çalışıp, çabalarımıza tamamlayıcı destek sağlamaları çok önemli.

 

D&T: Birçok geçiş ekonomisinin IMF ve Dünya Bankası ile yürüttüğü güçlü programları artık yok. AB’nin yeni üye devletleri açısından bunun nedeni, Bretton Woods yardımından artık “mezun” oldukları için, kendilerini ulusal sermaye piyasalarında daha kolay finanse edebilmeleri. Bununla birlikte, Uluslararası Finans Kuruluşları’nın bölgedeki en fakir ülkeler (Moldova, Özbekistan, Türkmenistan) ve orta-gelirli ülkeler (Rusya Federasyonu, Ukrayna, Kazakistan) ile işbirliği şimdi 5-10 yıl öncesine göre daha sönük. Bu ülkeler genellikle uluslararası sermaye piyasalarına giriş yapamıyorlar. Keza, bu ülkelerin çoğu, ihracatçıları OECD pazarlarında önemli bir himaye görse de, Dünya Ticaret Örgütü’ne henüz katılmadı. Bu durumda, UNDP ve genel olarak BM sistemi, bu ülkeler için nasıl bir rol oynamalı?

 

KD: Uluslararası Finans Kuruluşları’nın programları ve ticareti dahil olmak üzere, mali işbirliği alanında bölgenin en yoksul ülkelerinin ihtiyaçları, dünyanın başka bölgelerindeki yoksul ülkelerin ihtiyaçlarından çok farklı değil. Orta-gelirli ülkeler ise, mali sistemlerinin zayıflığından ötürü, hala önemli ölçüde finansman ihtiyacı içinde, ve yeni bir toplumsal altyapı kurmak zorunda. Bölgedeki bazı ülkeler sermaye piyasalarına oldukça rahat ulaşabiliyor, bazıları ise ulaşamıyor ya da sadece çok pahalı fonlara ulaşabiliyor. UNDP’nin ana rolü, bu ülkelerle işbirliği yaparak, kalkınma programları uygulamak, kapasite inşa etmek ve insan kaynağı gelişimini güçlendirmek olacak. Orta gelirli ülkeler, dünyanın başka bazı yerlerinde, örneğin Latin Amerika’da olduğu gibi, henüz sadece ve tümüyle ticari sermaye piyasalarına bağımlı yaşamaya hazır değil. Bu ülkelerin, ticari kaynaklardan sağlanan para ile resmi kalkınma yardımını birleştiren bir kalkınma desteğine ihtiyaçları var.

 

D&T: UNDP son 10 yılda önemli değişiklikler geçirdi. Ufukta başka değişimler de görünüyor mu? 10 yıl sonra UNDP ve Birleşmiş Milletler sistemini nerede görmek isterdiniz?

 

KD: 10 yıl sonra Binyıl Kalkınma Hedefleri’nin gerçekleşmiş olduğunu görmek isterdim. Bu hedeflere varılması kolay olmayacak, ve herkesin kendi alanında sürekli çalışması, uyanık ve dikkatli olması gerekecek. Dünyanın bazı bölgelerinde muazzam ilerlemeler kaydedilirken, bazı bölgelerde daha büyük yoksulluk içine düşüldüğünü, veya yaşamın hastalık ve çatışmalara kurban edildiğini görüyoruz. Gayretlerimizi iki katına çıkarmalı, ve hükümetler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle sıkı bir işbirliği içinde ileriye dönük çalışmalıyız. Şunu da vurgulamak isterim ki, Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmak sadece bir kaynak sorunu değil. Elbette kaynak gerekiyor, ama aynı zamanda ulusal ve uluslararası düzeyde çok daha iyi bir yönetişime ihtiyacımız var. Ümidim o ki, 2015 yılına geldiğimizde, 21.yüzyılın ihtiyaçlarını karşılık veren, daha sağlam ve güçlenmiş bir Birleşmiş Milletler sistemimiz olsun.

 

Transition and Development bülteni için tıklayınız: www.developmentandtransition.net

 


Back to top
 © UNDP Turkey, 2005 Copyrights & Terms of Use
Home Page
 
Previous Page
English Version
 
Archive
 
Subscribe
 
Unsubscribe
 
Printer Friendly Version